Türkçe | English | Deutsch
 
  Sabev Logo  
Slideshow Image 1Slideshow Image 2 Slideshow Image 3 Slideshow Image 4 Slideshow Image 5 Slideshow Image 6 Slideshow Image 7
Projeler
Etkinlikler
Sabev Yayınlar
Sabem Belgeliği
Sabev Konukevi
Sabem Dergisi
Galeri
 
 
Gündem

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) ve Sosyal Hizmetler Araştırma ve Belgeleme Vakfı (SABEV) ortaklığında, 2010-Şubat ayı itibariyle, mültecilerle ilgili yeni bir proje yürütülmeye başlanmıştır. ‘Askıdaki Yaşamlar & Algıdaki Yaşamlar’ isimli proje, Türkiye genelinde 7 ilde gerçekleştirilecek olan araştırma ve raporlama çalışmaları, eğitim faaliyetleri ve belgesel çekimi şeklinde gerçekleştirilecektir.

Türkiye’de sığınmacı ve mülteci nüfusu son yıllarda gözle görülür bir biçimde artmaktadır. Dünya’da ve özellikle Türkiye’nin yakın çevresinde meydana gelen olaylar her geçen gün yeni insanları ülkelerini terk etmeye zorlamaktadır. 2000’li yılların başlarında Türkiye’de sığınmacı ve mülteci sayıları 5–6 bin civarında iken 2008 yılında bu sayı 12binlere çıkmış 2009 yılı ortası itibariyle de 19 binlere yaklaşmıştır. Bu sayının daha da artabileceği öngörülmektedir. Türkiye’de, İçişleri Bakanlığı’nca belirlenen 30 ilde ikamet etmekte olan sığınmacıların durumunu düzenleyen bir yasa bulunmamaktadır. Hukuksal alandaki bu boşluk sebebi ile sığınmacı ve mülteciler birçok sorunla karşı karşıya kalmaktadırlar.

Türkiye, 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi’ni coğrafi kısıtlama ile kabul etmiştir. Bu sebeple, Avrupa dışındaki ülkelerden Türkiye’ye giriş yapan yabancılara ‘mülteci’ statüsü verilmemektedir. Bu kişiler ancak ‘sığınmacı’ statüsü alabilmektedirler. Türkiye’nin ulusal mevzuatına göre ‘sığınmacı’; Avrupa dışında meydana gelen olaylar nedeniyle, mülteci tanımındaki şartlara haiz olduğunu iddia ederek, üçüncü ülkelere iltica etmek üzere Türkiye’den uluslararası koruma talebinde bulunan yabancıdır. Türkiye’ye gelmiş ve sığınma başvurusunda bulunmuş 18.481 sığınmacı vardır (BMMYK Rakamları,30 Mayıs 2009). 49 farklı ülkeden, 143 farklı etnik gruba mensup sığınmacıların, %45’ini Iraklılar, %35’ini İranlılar, geri kalanını sırasıyla Afgan ve Somalili sığınmacılar ve diğer 45 ülke mensupları oluşturmaktadır. Doğudan batıya, güneyden kuzeye doğru göç eden insanlar için bir geçiş bölgesi olan Türkiye, son yıllarda özellikle zorunlu göçmenlerin bir varış ülkesi olmaya da başlamıştır. Bu şekilde ülkeye giriş yapan zorunlu göç mağdurları genellikle azınlık mensupları, vatansızlar, yerli halklar ve siyasi iktidar yapısından dışlananlar gibi toplumun en kırılgan olan üyeleri olan mültecilerdir.

Avrupa Birliği’ne adaylık sürecinde olan Türkiye’den coğrafi sınırlandırmasını kaldırması ve AB ile uyumlu bir göç yasası çıkarması beklenmektedir ve bu yasa çalışmaları bir süredir devam etmektedir. Yasa çalışmaları ile birlikte kapasite artırımına yönelik birçok eşleştirme projesi Türkiye’de uygulanmaya başlamıştır. Bu projeler kapsamında Ankara, İzmir, Van, Erzurum, Gaziantep, Kırklareli ve Kayseri illerinde 750 kişi kapasiteli kabul, Tarama ve Barınma Merkezleri oluşturulacaktır.

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) ve Sosyal Hizmetler Araştırma ve Belgeleme Vakfı (SABEV) ortaklığı ile, oluşturulacak olan Tarama ve Kabul Merkezleri’nin bulunduğu illerde yürütülmek üzere geliştirilen proje 18 aylık bir süreyi kapsamaktadır. Avrupa Konseyi Projesi olarak yürütülecek olan bu araştırma 1 Şubat 2010 tarihinde uygulanmaya başlamıştır. Merkezlerin kurulacağı yedi ilde yürütülecek olan bu proje, bölge halkının ve bölgede çalışmakta olan kurum ve kuruluşların mültecilere yönelik algılarını saptamaya yöneliktir. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK)’nin anlaşmalı iki uygulama ortağından biri olan SGDD, 1995 yılından beri mültecilere yönelik çalışmalar yürütmekte ve şu an ülke genelinde 9 farklı ilde, bünyesindeki uzman kadrosu ile psikososyal-hukuki destek ve danışmanlık hizmetlerinde bulunmaktadır. Türkiye'nin sosyal hizmetler ve sosyal çalışma alanında eğitim, araştırma, belgeleme ve uygulama alanında kurulmuş ilk ve tek vakfı olan SABEV, proje etkinlikleri içersinde; toplamda 3500 kişi olmak üzere projenin bilimsel araştırma kısmını üstlenecektir.

Tarama ve Barınma Merkezleri’nin kurulacağı illerde, bu merkezlerin kurulması ile birlikte şimdikinden daha fazla sayıda sığınmacı yaşamaya başlayacaktır. Bu durum illerin toplumsal yaşamında bir takım değişikliklere neden olacaktır. Bu değişen atmosferde, hassas grup olarak nitelendirilen sığınmacıların ayrımcılık, ırkçılık, yabancı düşmanlığı gibi birçok sorunla baş etmek zorunda kalacağı olası bir durumdur. Bu gibi problemlerin önceden tespit edilmesi ve oluşabilecek olumsuzlukların önlenebilmesi için, proje sayesinde bu illerde gerçekleştirilecek olan algı tespiti büyük önem taşımaktadır. Proje çerçevesinde gerçekleştirilecek olan araştırma sonuçları ile Avrupa Birliği uyum sürecinde hazırlanacak olan yeni Göç ve İltica Mevzuatına kanyak oluşturulacaktır. Bununla birlikte, bu araştırma ile akademik çevrelerin sığınma ve mültecilik alanındaki çalışmaları teşvik edilebilecektir. Tarama ve Kabul Merkezleri’nin kurulacağı illerde bulunan Kamu kurum ve kuruluşlarına, illerin alacağı yeni konum itibariyle büyük sorumluluk düşmektedir. Proje kapsamında yürütülecek eğitim çalışmaları ile kurum ve kuruluşlar bu sorumluluklarından haberdar edileceklerdir. Bu illerde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının ve illerde yaşayan vatandaşların, mülteciler ve sığınmacılar konusundaki bilgileri ölçülüp değerlendirilecektir. Yürütülecek olan eğitim faaliyetleri ile hem konu ile ilgili ön yargılar tespit edilebilecek hem de elde edilen veriler ışığında farkındalık yaratılmaya çalışılacaktır.

Projenin temel etkinlikleri dört basamaktan oluşmaktadır. İlk dört aylık süre boyunca, her ilde 500 kişiye ulaşılarak toplam 3500 kişilik bir anket çalışması yapılacaktır. Böylece hem illerde yaşayan vatandaşların hem de görev yapan kamu ve yerel otorite temsilcilerinin konu ile ilgili bilgi ve algılarını ölçmeye yönelik bir çalışma yürütülmüş olacaktır. İkinci aşama olarak anketler yoluyla elde edilen araştırma sonuçları raporlanacaktır. Ulusal ve uluslararası kuruluşları, basın-yayın organlarını proje sonuçlarından haberdar etmek için 3000 adet raporlama kitapçığı basılacaktır. Üçüncü basamak olarak, her ilde vatandaşlara ve kamu-yerel otorite temsilcilerine ikişer günlük eğitim seminerleri ve çalıştaylar düzenlenecektir. Bu eğitim çalışmaları ekseninde sorumlu kişilerin mülteciler alanında bilgi eksikliklerinin giderilmesi ve bu illerde var olan ön yargıların ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Son aşama olarak, alanı anlatan, halkın tepkilerini, önyargılarını, olumlu düşüncelerini anlatan; bunun yanında Türkiye’de yaşayan mültecilerin de ülke hakkındaki görüşlerini ve yaşam koşullarını yansıtan 20 dakikalık bir belgesel hazırlanacaktır. Bu belgesel 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü ve 20 Haziran Dünya Mülteciler Gününü takip eden haftalarda görsel basın organları ile paylaşılacaktır.

Yapılacak araştırma ile politika oluşturma süreçlerini destekleyici, insan hakları ve yönetişim konusunda rapor niteliğinde bilgi sağlayıcı, yeterince temsil edilmeyen sığınmacı ve mültecilerin hak varlığının bilinirlilik derecesini ortaya koyan ve toplumu oluşturan her bir unsurun alana ilişkin algısını ölçmeyi hedefleyen bir araştırma olacaktır. Böylelikle veri toplanması ile araştırma temelli savunu mekanizması oluşturulmuş, bir izleme ve algı tespiti gerçekleştirilmiş, savunu kampanyaları ve farkındalık yaratma çalışmaları için strateji belirlenmesine kaynak oluşturulmuş olacaktır.

  • Proje Detayları
  • Proje Taıtım
  • Üyelik İşlemleri

Bir T.C. Ankara Valiliği Projesi:
YAŞAM DESTEK MERKEZİ KURULDU

T.C. Ankara Valiliği hizmet alımı yoluyla yeni bir sosyal projeye daha imza atmaktadır. “Kimsesizlerin Kimsesi Ankara Valiliği” sloğanıyla başlatılan proje yalnız yaşayanları, yaşlıları, engellileri ve kronik hastaları kapsamaktadır. Projenin hizmet boyutunu SABEV (Sosyal Hizmetler Araştırma, Belgeleme, Eğitim Vakfı) yerine getirecektir.

Proje kentsel ortamda yalnız yaşayan, yaşlı, hasta, engelli ve yatalak hastaların yardımlarına, boyunlarına taktıkları bir düğme yoluyla en kısa sürede ulaşma esasına dayanmaktadır. Düşen, yaralanan, kalp krizi geçiren, tansiyonu yükselen, yani evinde herhangi bir yardıma gerek duyan bir kimse elinin altındaki düğmeye basarak telefon ve diyafon aracılığıyla yardım isteyebilecektir. Evlerine kurulacak bir diyafon ve basacakları düğme aracılıyla kendilerine, karşılaştıkları sorunu gidermek üzere gereken yardımlar hızla sağlanacaktır.

ABD ve Avrupa’da uzun yıllardır yaygın olan bu sistem ilkkez Türkiye’de ve başkent Ankara’da kurulmaktadır.

Projenin amacı Ankara’da yaşayan yoksul yaşlılara, yalnız yaşayanlara, engellilere ve kronik hastalara telekominikasyon yoluyla sağlık hizmetleri ve sosyal hizmetler sunmaktır. Onları evlerinde yalnızlıklarından kurtarmaktır. Onlara yardım eli uzatmaktır.

Türkiye’nin toplumsal yapısına çok uygun bir model olan yaşam destek ihtiyaç sahibini evinden çıkartmadan yalnızlıktan kurtaran bir modeldir. Sorunlarına uzanan eldir.

Projenin koordinatörü Terapist Psikolog Nevriye KAYIŞ (M.A.) sorulan soru üzerine şunları söylemiştir. “Kurum bakımı ve evde bakım modelleriyle kıyaslandığında çok daha seri ve hesaplı bir hizmettir. Telekominikasyon yoluyla yardıma gereksinim duyan herkese hitap eden bir hizmettir. Giderek bu kapsam altındaki tüm nüfus gruplarına ulaşabilecek bir hizmettir. Yaşlı anne ve babasını evinde yalnız bırakarak işine giden karıkoca, hastasını evde bırakmak zorunda kalan anababa yaşam destek hizmetinden yararlanarak toplumsal doyumlarını arttırabilecektir. Yaşam destek hizmeti böylelikle toplumsal doyumu arttıracaktır. Sosyal devletin bir çağdaş gereği daha yerine getirilmiş olacaktır.”

Yapım Aşamasında..

SABEV Yaşam Destek Merkezi’ne üye olmak için;

  1. Başvuru formunu internet sayfamızdan bilgisayarınıza kaydediniz.

SABEV ABONELİK FORMUNU DOLDURMAK İÇİN (sabev_yaşamdestek_üyekayıtformu)

T.C. ANKARA VALİLİĞİ FORMUNU DOLDURMAK İÇİN (valilik_yaşamdestek_üyekayıtformu) tıklayınız.)

  1. Başvuru formunun çıktısını alıp doldurduktan sonra imzalayınız.
  2. Aşağıdaki hesap numarasına Ad-Soyad belirterek “SABEV Yaşam Destek Üyeliği” başlığı altında 50 Türk Lirası veya karşılığı Avro/Dolar yatırınız.

TÜRKİYE HALK BANKASI

YAPI KREDİ BANKASI

TL
Türkiye Halk Bankası Mithatpaşa Şubesi. Hesap No: 16000107
IBAN: TR60 0001 2009 3960 0016 0001 07

TL
Yapı Kredi Bankası Mithatpaşa Şubesi Hesap No: 87098274-TL
IBAN: TR79 0006 7010 0000 0087 0982 74

AVRO
Türkiye Halk Bankası Mithatpaşa Şubesi. Hesap No: 58000073
IBAN: TR42 0001 2009 3960 0058 0000 73

AVRO
Yapı Kredi Bankası Mithatpaşa Şubesi Hesap No: 87098292-EUR
IBAN: TR78 0006 7010 0000 0087 0982 92

ABD DOLARI
Türkiye Halk Bankası Mithatpaşa Şubesi. Hesap No: 58000076
IBAN: TR58 0001 2009 3960 0058 0000 76

ABD DOLARI
Yapı Kredi Bankası Mithatpaşa Şubesi Hesap No: 86948585 USD
IBAN: TR80 0006 7010 0000 0086 9485 85

  1. Banka dekontu ile imzalı Başvuru formunu aşağıdaki SABEV adresine gönderiniz.

Sabev İletişim Bilgileri:

Mithatpaşa Cd. 44/22, Yenişehir TR-06420 ANKARA
Tlf          : 0090.(0)312.433 87 26
Belgeç  : 0090.(0)312.433 87 26