Türkçe | English | Deutsch
 
  Sabev Logo  
Slideshow Image 1 Slideshow Image 2 Slideshow Image 3 Slideshow Image 4 Slideshow Image 5 Slideshow Image 6 Slideshow Image 7
Projeler
Etkinlikler
Sabev Yayınlar
Sabem Belgeliği
Sabev Konukevi
Sabem Dergisi
Galeri
 
 
Gündem
01.2011 Ankara Yaşam Destek Merkezi Sürüyor

SABEV Vakıf işletmesi, modern bir pilot proje olan Ankara YAŞAM DESTEK Merkezi ile hizmet alan insanlara, yakınlarına, Ankara ve dolayısıyla ülkemize önemli bir sosyal hizmet sunmakta; aynı zamanda, bugünden gelecek yıllara Türkiye geneline yayılacak saglık, bakım ve sosyal hizmet çözümlerine önemli bir örnek oluşturacak olan sisteminin altyapısını hazırlamaktadır.

Ankara YAŞAM DESTEK Merkezi, uluslararası saglık, bakım ve sosyal hizmetler platformlarında ülkemizin hak ettigi konuma ulaşması açısından da çok önemli bir adım olacaktır.

Ankara YAŞAM DESTEK Merkezi, sunacağı hizmetlerle, Yaşlı ve Engelli Dostu kentinin gelişmesinde, kentte yaşayan ve yaşlananların sağlıksal, psikolojik, sosyal yönden desteklenmelerine, insanca bakılmalarına, korunmalarına ve bölgenin sosyal, ekonomik kalkınma sürecine önemli katkılarda bulunacaktır.

AnkaraYAŞAM DESTEK Merkezi, Ankara'da yaşayan yaşlı ve engelli bireylerin sağlık, bakım ve sosyal yaşam standartlarının YAŞAM DESTEK hizmetleri ile korunması ve yükseltilmesi amacıyla kurulmuştur. Genel olarak, geçici veya uzun süreli hastalık, kaza, yaşlılık, engelli olmak ve benzeri nedenlerle günlük etkinliklerin yerine getirilmesinde güçlüklerle karşılaşan ve bunları yaparken aile bireyi ya da diğer kişilerin yardım ve ilgisine sürekli gereksinim duyan kişilere hizmet ve destek olma amacını taşımaktadır.

YAŞAM DESTEK sistemi, gereksinimi olan yaşlı ve engellilerin kendi ortamlannda tedavi, rehabilitasyon ve bakımlarının günlük yaşam etkinlikleri ve süreçleri sırasında telekomünikasyon aracılığıyla yapılmasıdır. Yalnız yaşayan, evinden çıkabilecek durumda olmayan yataiak, bakıma muhtaç, süreğen hastalığı olan, özürlü, nekahet dönemindeki hasta ya da yaşlı bireyler evden izlem yöntemiyle bakılırken; istenildiğinde evin her yerinden çağrı düğmesine basılarak Ankara YAŞAM DESTEK Merkezi ile bağlantı kurmayı ve sesli olarak iletişime geçmeyi olanaklı kılar. Böylece yardıma ihtiyaç duyulduğu anda desteğin seri biçimde eve ulaşması sağlanır. Bunun yanı sıra YAŞAM DESTEK sistemi, evde yalnız yaşayan bireyin dış dünyayla etkileşimini sağlayarak iletişim gücünün gelişmesi ve sosyalleşmesi sürecinde de etkin roloynamaktadır.

Sosyal Hizmetler
Psikolojik Destek Hizmetleri Yaşlılık/engellilik durumunu kabullenememe, terk edilme, reddedilme, ümitsizlik, intihar eğilimi, eş ya da aile fertlerinin ölümü sonrası yaşanan adaptasyon problemleri, yalnızlık, sevgisizlik ve benzeri olumsuz duygulardan kurtarılması ve depresyon, stres ve benzeri durumların yaşanmasının engellenmesine yönelik psiko-sosyal destek ve yönlendirme hizmetleri.

Bakım ve Acil Yardım Hizmetleri Organizasyonu
Kişiye uygun bakım ve acil yardım hizmetleri. Yaşlı/Engelli bireyin tümbilgilerinin düzenlenmesi, verilecek hizmet türü ve biçimini de içeren rapor ve eylem planı ile birlikte santral yazılımına e-sağlık kaydı ve sürekli güncel tutulması; gerekli durumlarda sağlık ekiplerine acil bilgi aktarımı.

Mekansal Emniyet Hizmetleri
Hırsızlık, yangın, gaz zehirlenmeleri, duman su taşması vb. durumlarda acil servis, ambulans, polis, itfaiye desteği.

Rehberlik, Refakat ve Danışmanlık Hizmetleri
Alo "Ankara YAŞAM DESTEK Merkezi hekimi" Danışma Hattı ile bilgi ve yönlendirme hizmetleri. Bakıma muhtaç yaşlılengelli bireyin mevcut durumunu ve yerleştirildiği ortamı kabullenmesi, bilgilenmesi ve gelişim alanlarında desteklenmesine yönelik hizmetler. Yaşlı/Engelli bireyin ya da ailesinin sosyal hakları ve mevcut kaynakların kullanılması konusunda bilgilendirmesi.

Kent Bilgileri
Yaşlı/Engellinin bağımsız yaşama, sosyal hayata uyum ve katılımına yönelik sosyal, kültürel, sanatsal
etkinlikler, nöbetçi eczaneler, toplu taşım ve ulaşım, engelli vasıtaları, kültür-sanat etkinlikleri vb. YAŞAM DESTEK yöntemiyle verilecek bilgilendirme ve yönlendirme hizmetleri.

Teknik Servis Hizmetleri Organizasyonu
Sıhhi tesisat, boya, onarım gibi teknik konularda küçük çaplı bakım ve onarım hizmetleri.

Ev Düzeni Hizmetleri Organizasyonu
Ev temizliği, çamaşır yıkama, ütü ve yemek servisi.

Yaşlı ve engelli bireyin psiko-sosyal, sagllksal bakımı ve emniyet gereksinimlerine uygun olarak evine kurulacak sistem sayesinde Ankara YAŞAM DESTEK Merkezi ile günün 24 saati, senenin 365 günü iletişimde kalması saglanır.

YAŞAM DESTEK sistemi içinde, düşme, kalp krizi ya da herhangi bir bunalım durumunda merkezle anında bağlantıya giren kişi en seri biçimde yardımına koşulacağını, sıkıntılarının dinleneceğini, unuttulan ilacın zamanının anımsatılacağını, kendisine günün 24 saati yardım elinin uzanacağını bilir.

Evde yangın, duman, gaz zehirlenmeleri, hırsızlık, ya da su basması gibi durumlarda YAŞAM DESTEK Merkezi otomatik olarak haberdar olur ve destek gereken kişinin yardımına koşulur. Bunların yanısıra, yaşlının ya da engellinin bu sistemle uzaktan tansiyon, nabız ve kalp atışlarının denetlenmesi, şekerinin ya da kilosunun ölçülmesi sağlanır ve tıbbi gereklilik durumunda sisteme kayıtlı güncel e-sağlık bilgileri santral ekranından yetkililere hızlıca ulaştırılır.

AiLe bütünLügünün korunmasına, stresin azaLtıLmasına, bireyin aLışık oLdugu çevrede yaşamını bagımsız oLarak sürdürebiLmesine, istedigi hobi ve sosyaL etkinlikLeri gerçekLeştirebiLmesine oLanak tanır.

Uzaktan kumanda niteliği taşıyan düğme boyunda kolye, bilekte kol saati veya anahtarlık olarak rahatlıkla taşınabilir.

Sayısal programlı ilaç Kutusu ve ilaç izleme Programı, içinden ilaç alınmadığında (1 saat sonra) bağlı olduğu Ankara YAŞAM DESTEK Merkezi'ne ilaç alınmadığının bilgisini iletir. YAŞAM DESTEK Merkezi'nin, ilgili kişiye ya da bir yakınına durumu bildirmesi ile ilacın alınması ve ilaç alımının aksamaması sağlanır.

Düzenli ilaç kullanan kişilerin ve refakatçılarının yardımcısıdır.

ilaç alımının dozu, süresi ve düzenliliği verdiği sinyal ile sağlanır.

Yardıma en ihtiyacınız olduğu anda sizin yerinize yardım çağırır!

Epilepsi krizlerinden kaynaklanan kasılma ve titreşimiere duyarlı Yüzey Ünitesi, kullanıcı, kriz esnasındayken Ankara YAŞAM DESTEK Merkezi'ne otomatik olarak ulaşır ve anında yardım düzenlenmesi sağlanır.

Düşmeden kaynaklanan titreşimiere duyarlı Bel Ünitesi, kullanıcı konuşamayacak durumda olsa
dahi, düşmeden kaynaklanan titreşimi algılar ve bağlı olduğu Ankara YAŞAM DESTEK Merkezi ile bağlantı kurar.

AnkaraYAŞAM DESTEK Merkezi'nde;
1. Sisteme kayıtlı ve sürekli yenilenerek güncel tutulan kullanıcı e-sağlık bilgileri santral ekranında görülür,
2. Direkt olarak bireyle konuşularak ya da kişi konuşabilecek durumda değil ise gelen çağrının türü dikkate alınarak sorun belirlenir,
3. Çözüm için gerekli birimlere ve yetkililere hızla bilgi aktarılır,
4. Çağrı sahibinin gerekli desteği alması sağlanır.


11.2010 Kastamonu Daday Projesi Sürüyor

GENÇ İSTİHADAMININ DESTEKLENMESİ HİBE PROGRAMI

(Proje başlangıç tarihi 10.11.2010-Proje Bitiş tarihi: 09.11.2011)

Genç Girişimciliği, Eğitimi ve İstihdamı Projesi

www.gencistihdamdaday.com

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki mali işbirliğine yönelik geliştirilmiş olan Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (Instrument for Pre Accession-IPA)’nın “İnsan Kaynaklarını Geliştirme” bileşeni kapsamında genç istihdamını desteklemek amacıyla “Genç Girişimciliği, Eğitimi ve İstihdamı Projesi” geliştirilmiştir.  Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen söz konusu hibe programı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yürütülmekte ve izlenmektedir. Programın sözleşme makamı Merkezi Finans İhale Birimi’dir.
Genç Girişimciliği, Eğitimi ve İstihdamı  projesi  Sosyal Hizmetler Araştırma, Belgeleme, Eğitim Vakfı (SABEV) tarafından yürütülmektedir.SABEV proje yönetimi ile ilgili kapasitesini bu projenin yönetilmesi ve biraz daha geliştirmiş olacak ve mesleki eğitim ile girişimcilik alanında yaptığı çalışmalara bir yenisini eklemiş olacaktır.

Proje ortağı olan Daday Belediyesi ise yörede ve Kastamonu’da gerçekleştirmiş olduğu, bir ilk niteliği taşıyan, bu proje ile önemli bir belediyecilik örneği ortaya koyacağı gibi diğer yerel birimlere de etkinlikleri ile örnek olacaktır.
Projede hedef grup, Kastamonu’nun Daday ilçesinde yaşayan, sosyal güvenlik sistemi kapsamında olmayan, mesleki eğitim almış, ancak bu eğitimi pratik olarak iş yaşamına dökememiş bulunan,15-29 yaş arasındaki 90 gençtir. Bu gençler kadın ve erkek eşitliği gözetilecek şekilde eğitim sürecine katılacaklardır.

Projenin uygulama alanı olarak Kastamonu yöremizin seçilmesinde bölgenin kendine özgü avantajları etkili olmuştur. Bölgede okullaşma oranı oldukça yüksektir ve mesleki eğitimin önemi kavranmış, çeşitli kurslar ve sertifika programları aracılığıyla bu sürece önemli ölçüde uyum sağlanmıştır. Yöremizde gelişen mesleki eğitimin aktif işgücü yaratamaması ve istihdam kapasitesinde bir artışı beraberinde getirememesinin temel nedeni ise genç nüfus arasında girişimcilik düzeyinin yetersizliğidir. Yerel düzeyde iş gücü piyasası ile ilgili araştırmalar yaparak istihdam edilebilir meslek alanlarına yönelme ve girişimciliğe dair eğitim ve deneyim eksikliğinden kaynaklı olarak yöre halkı almış olduğu mesleki eğitimi yaşama geçirememekte ve nitelikli ara insan gücü kendisini reel sektörde ispatlayamamaktadır. Projemizin özel hedefleri bu gerçeklikler çevresinde biçimlenmektedir.

Proje etkinlikleri çerçevesinde bu gençlere “Nasıl Girişimci Olunur?” ve “Nasıl İş Kurulur?” soruları temelinde, “Girişimcilik ve İş Kurma” eğitimi verilecek ve bu kişilerin girişimciliğe dair eğitim ve deneyim eksikliği giderilmeye çalışılacaktır. Gençlerin kapasitesinin artırılması ve aktif üreticiler olarak ülke ekonomisine kazandırılmaları projenin başlıca hedefidir. Gençlere reel sektör adına bir vizyon oluşturmalarında yardımcı olunacak ve gençlerin kuramsal olarak aldıkları eğitimi pratiğe dökmeleri sağlanacaktır. Genel hedeflerin paralelinde bölgesel bazda işsizliği azaltmak ve buna bağlı olarak artan göç sorununa da çözüm olabilecek girişimlerde bulunmak projenin özel hedefleri arasındadır. Bunu da, gençlerin aktif işgücü piyasasında istihdam edilebilirliğini arttırıp uzun vadede işsizlik sorunu ve buna bağlı sosyal sorunların azaltılmasına katkıda bulunarak gerçekleştireceğiz.

06.2010 Belgesel Film İle Sağlık Bakanlığında Hizmetiçi Eğitim Sürüyor

İlhan TomanbaySosyal çalışma mesleğinin önemli alanlarından olan farklılıklarla yaşamak ve anlaşmak konusunda 2009 yılında gerçekleştirilen Türkiye Almanya semineri belgesel film olarak çekildi. Filmin dünya ilkgösterimi (premiere) 6 Şubat 2010 günü Freiburg’da, Türkiye ilkgösterimi 14 Mayıs 2010 günü Hacettepe Üniversitesi M Salonunda yapılmıştı.

Alman paydaşlarımız CD’si hazırlanan filmin dünyanın çeşitli ülke ve sosyal hizmet okullarında eğitim aracı olarak kullanılacağını, bunun Almanya ve İsviçre ile başladığını, birkaç sosyal eğitim (sosyal çalışma) yükseköğretim kurumunda derslerde gösterildiğini söylemişlerdi. Diğer Avrupa Sosyal Hizmet Bölümlerinin de Freiburg Üniversitesine yazarak filmin DVD’sini satın aldıklarını anlatmışlardı.

Türkiye’de de eğitim aracı olarak kullanımın ilk örneği Sağlık Bakanlığında gerçekleştirildi. 14 Haziran 2010 günü saat 15:00’te Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü Eğitim Şubesinin hazırladığı düzenli eğitim toplantılarının birinde ortama 30 kişilik bir gruba bİlhan Tomanbayelgesel gösterimi yapıldı. Gösterimin başlamasından önce Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü öğretim üyesi ve SABEV Başkanı Prof. Dr. İlhan Tomanbay belgeselin ortaya çıkış düşüncesini, hazırlık sürecini ve filme konu olan seminer üzerine bilgi sundu. Kültürlerarası farklılıkların toplumsal uyum sorunları yarattığına ve suç ortamı hazırladığına dikkat çekti. Bunun bir sosyal sağlık konusu olduğunu belirtti. Kültürlerarası ayrılıkların verimli bir bütünleşmeye dönüştürülmesi için yapılması gerekenleri ve yapılanları özetledi. Filmin gösterim sürecinde görüş alışverişi yapıldı, film gösteriminin sonunda sorular yanıtlandı. Beğeni ile izlenen belgeselin ve yapılan tartışmaların sonunda katılımcılar eğitim programından olumlu duygularla ayrıldılar.

05.2010 Bir PROFIN-SABEV Üretimi: Belgesel Film: Başkası Başkadır / Anders ist Anders Tamamlandı

Bir ProfinSOSYAL HİZMETLERLE İLGİLİ BELGESEL FİLMİN TÜRKİYE PREMİERİ (İLKGÖSTERİMİ) HACETTEPE ÜNİVERSİTESİNDE YAPILDI

Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü öğrencileri ile Evangelische Hochschule Freiburg Sosyal Eğitim Bölümü öğrencilerinin Freiburg’ta bir gençlik merkezinden uluslararası  karışımlı 10 gençle birlikte 2009 yılında Ankara’da ve Freiburg’ta yaptıkları çeşitlilik konusundaki iki haftalık çalıştayın (work shop) filme çekilmesiyle ortaya çıkan belgesel filmin Türkiye ilkgösterimi (premieri) yapıldı. 

İlkgösterim 14 Mayıs 2010 Cuma günü Saat 15:00’te Hacettepe Üniversitesi Kültür Merkezi M Salonunda gerçekleşti. İlkgösterime Almanya Elçisi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı, Ankara Vali Yardımcısı ve değerli eşleri ile Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Tokat katıldılar. 

Değerli Rektörümüz yurtdışında olduğundan, değerli Rektör yardımcılarımız da son anda çıkan mazeretleri nedeniyle katılamayacaklarını bildirdiler. 

Etkinliğimize Almanya’dan Evangelische Hochschule Freiburg öğretim üyesi ve Uluslararası İlişkiler Merkezi sorumlusu Prof. Dr. Beate Steinhilber, aynı Uluslararası İlişkiler Merkezi sekreteri Bayan Hilde Müller-Schlabach, Münih Televizyon ve Film Üniversitesi Sinemacılık Bölüm Başkanı Bayan Evelin Stangassinger, Frankfurt-Weingaten Çocuk ve Gençlik Merkezi Müdürü Bayan Karin Seebacher ile Filmin Yapımcısı Nuria Gomes Garrido ile kameraman Denis Lüthi katıldılar. Bu konukların yanısıra çalıştaya katılan Freiburg’daki üniversitenin öğrencilerinden Daniel Fussmann, Lisa Keller, Katharina

Film GösterimiLehner, Norman Pankratz ile Çocuk ve Gençlik Merkezinden Engin Heybet, Hüseyin Atakay ve Bianca Fekete de filmin Türkiye premiyerini izlemek için gönüllü olarak Türkiye’ýe gelenler arasındaydılar.

Türkiye’nin filmin ilkgösterimine ilgi büyüktü. Ayrı ayrı davet edilen Türkiye’deki tüm sosyal hizmet Bölümlerinden, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü Başkan Yardımcı Prof. Dr. Vedat Işıkhan ile öğretim elemanlarının çoğu ve öğrencilerinden büyük bir grup, Başkent Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Işıl Bulut, Sakarya Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü önceki başkanı Yrd. Doç. Dr. Kazım Yıldırım, öğretim görevlisi Sevgi Albayraktaroğlu, Yalova Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Abay, ayrıca, Aydın, Konya ve Sakarya’dan öğrenciler vardı. Türkiye’nin çeşitli illerinden gelmiş çok sayıda sosyal çalışmacı (sosyal hizmet uzmanları) oradalardı.

600 kişilik M Salonunda 550 kişinin üzerinde davetli sayılabildi. Salon en arka sıralarına kadar doluydu. Gösterimin sonundaki kokteylde de filmle ilgili paylaşılan heyecan görülmeye değerdi. Ankara dışından katılımcıların da olması gösterimdeki heyecanı arttırmıştı.

Bir ProfinAçış konuşmasını, son gün sesinin kısılması nedeniyle, Hacettepe Üniversitesi İİBF Sosyal Hizmet Bölümü öğretim üyesi ve SABEV başkanı Prof. Dr. İlhan Tomanbay yerine Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi ve SABEV 2. Başkanı Doç. Dr. İsmail Demirdöven yaptı. Açış konuşmasının arkasından Freiburg Protestan Üniversitesi Sosyal Çalışma Bölümü öğretim üyesi ve Üniversitenin Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Prof. Dr. Beate Steinhilber kürsüye geldi. Kendisini Münih Televizyon ve Film Üniversitesi Sinemacılık Bölümü Başkanı Evi Stangassinger’in filmin yapım sürecini ve belgesel filmin önemini anlatan konuşması izledi. En sonunda da Freiburg Weingarten Çocuk ve Gençlik Merkezi Müdürü Karin Seebacher kısa bir konuşma yaparak teşekkür etti. 

Doç. Dr. Demirdöven’in yaptığı konuşmayı bir SABEV projesinde çalışan Elem Patar Almanca’ya, Prof. Steinhilber’in konuşmasını Weingarten Çocuk ve Gençlik Merkezi gençlerinden ve çalıştayda önemli görevler üstlenen Türkiye uyruklı Almanya doğumlu 18 yaşındaki Engin Heybet, Evi Stangassinger’in çevirmenliğini SABEV proje koordinatörü Psikolog ve Sosyal Çalışman Nevriye Kayış, Karin Seebacher’in konuşmasını da gene Engin Heybet Türkçe’ye çevirdiler.

Filme konu olan iki haftalık uluslararası çalıştay Münih Televizyon ve Film Üniversitesi Sinemacılık Bölümü tarafından her saniyesiyle filme çekilmişti. Çalıştay sosyal hizmetler alanında çeşitliliğin yeri ve önemini konu ediyor. Filmde her iki yükseköğretim kurumundan 13’er öğrenci ve Freiburg Weingarten Gençlik Merkezine gidip gelen 10 gencin eğitmenleri ve öğretim elemanlarıyla birlikte çalışmaları konu ediliyor. Farklı kültürlerin birbirini anlamaları ve kaynaşmaları için yapılan uygulamalı mesleki çalışmalar ve sohbetler sergileniyor. Farklı kültür ve anlayışlardan 40 kişinin arasında geçen tartışmalar, oyunlar, anlaşmalar ve sonuç estetik bir çekimle sahnelenmiş.

1,5 saat süreli “Başkası Başkadır” adlı belgesel filmin Dünya premieri 6 Şubat 2010 Cumartesi günü saat 10:00-11:30 saatleri arasında Almanya’nın Freiburg kentinde Harmonie (Uyum) sinemasında yapılmıştı.

Sosyal hizmet yükseköğrenim kurumları düzeyinde çekilen belgesel film Türkiye’de ilk olma özelliğinin yanında sosyal çalışmacılara, bu alanda çalışan diğer sosyal meslek elemanlarına ve sosyal hizmet öğrencilerine çeşitlilik konusunda uluslararası düzeyde öğretici ve eğitici niteliğe de sahip bir yapım.

Film gösterisinin sonunda verilen kokteylde film üzerine heyecanlı ve olumlu değerlendirmeler yapıldı. Kokteylin hemen arkasından, programlandığı üzere SABEV yayınları arasında yedi kitabı çıkan SHU Aziz Şeker SABEV bürosunda kitaplarını imzaladı. 

1,5 saat süresi olan belgesel filmin Hacettepe Üniversitesi çatısı altında gösterilmesi için desteklerini esirgemeyen Hacettepe Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Uğur Erdener’e ve değerli çalışma arkadaşlarına teşekkürlerimiz sonsuzdur.

Bu film Türkiye sosyal hizmet tarihinde bir ilk olarak tarihe geçmiştir. Bir dönemin sosyal çalışma ve sosyal hizmetleri, paylaşılan düşünceler ve gezip görülenlerle, katılımcıların kimler olduğuyla ve işlenen konularla, her iki ülkede gezilen sosyal hizmet kuruluşlarıyla görsel bir belgesel olarak geleceğe kalacaktır.

Filmin DVD kabındaki açıklamada yazıldığı üzere, belgeselin hedef kitlesi şunlardır:

• Sosyal alanlarda yükseköğrenime özendirmek istediğimiz gençler, kendi çeşitlilikleri ve toplumun diğer farklı kesimleriyle çalışmak isteyen gençler,
• Eğitimin önemine dikkatlerini çekmek istediğimiz anababalar, sosyal çalışma bölümlerindeki eğitimin içeriği hakkında bilgilendirmek ve bu bölümlere ilgilerini çekmek istediğimiz gençler ve anababalar,
• Toplumsal bilimlerde okuyan ve diğer gençlerin farklılıklarıyla anlaşmalarını özendirdiğimiz üniversite öğrencileri.
• Ayrıca, şu anda benzeri sosyal sorumluluk projelerinde çalışan ve sosyal çalışma bölümlerinde eğitim/öğretim veren meslektaşlarımızın bu proje üzerinden çeşitli önerilerle kendi düşüncelerini sunmalarını ve farklı düşünceler geliştirmelerini de istiyoruz. 

Bir başlangıç olan bu film herhalde yeni projeler ve yaratışlar için sosyal meslek elemanlarının ufuklarını açacak ve yeni çalışmalar için elele vermelerinde kolaylaştırıcı olacaktır. Bu da sosyal çalışma mesleği ve sosyal hizmetler ailesi için hem umut hem özlemdir.

Sosyal hizmetler ailesinin bu tür yeniliklere, yaratıcılıklara ve projelerin gerçekleştirilmesine gereksinimi vardır. Yeni düşüncelerin üretilebilmesi için, yeni tasarımların kapılarının açılması için, mesleksel düşünce ufkunun gelişebilmesi için gerek vardır.

BAŞKASI BAŞKADIR / ANDERS İST ANDERS FİLMİNİN TÜRKİYE'DE GERÇEKLEŞTİRİLEN 
GÖSTERİMİ

Sayın Dekanım,
Sayın Vali yardımcılarım,
Sayın Kültür Bakanlığı Müsteşar Yardımcım,
Sayın Almanya Elçisi,
Sosyal hizmet alanlarında ulusal düzeyde önemli görevler yürüten sayın genel müdürler,
Protestan Üniversitesinin Çok Sayın Hocaları,
Weingarten Çocuk ve Gençlik Merkezinin değerli müdürü,
Değerli Hacettepeliler,
Sevgili her iki ülkeden öğrenciler,
Sevgili her iki ülkeden gençler,
Değerli konuklar.

Bugün Türkiye’de sosyal hizmetler çok değişik bir gün yaşıyor.
Çünkü, sosyal hizmetler uluslararası bir etkinlik gerçekleştirdi ve bununla kalamadı, bu etkinliğini filmleştirdi. Mesleksel bir etkinlik sanatsal bir ürüne dönüştürüldü. Meslek belgeselleşti bu belgesel filmle, mesleğin sanatsal yönü belgeselleşti.
Bu arada söylemeliyim ki, bu filmi yapan Münih Televizyon ve Film Üniversitesi Sinemacılık Bölümü 2007 yılında başka güzel bir belgesel film ile ABD’de yapılan belgesel film oskarını kazanmış bir yüksek öğretim kurumudur. 

Başkası Başkadır adlı filmin dünya premiyeri 6 Şubat 2010 günü Freiburg’da Harmoni sinemasında yapıldı. O gösteriye katılmak için Freiburg’a uçtum.
Ogüne değin, yurtdışına bir seminere katılmak, bir sunuş yapmak ya da ders vermek için çıkmıştım, ama ogüne değin bir film izlemek için yurtdışına hiç çıkmamıştım. Çünkü o denli zengin değilim.
Ancak, kısa bir süre sonra, bu filmi izledikten sonra zenginleşeceğimi biliyordum; ve zenginleştim. Betimlenemez bir duyguydu bu. Çok sevinçliyim.

Ekonomi bilimine göre iki çeşit üretim vardır. Mal üretimi ve hizmet üretimi.
Sosyal çalışma bir çeşit hizmet üretimidir. Sosyal hizmet üretir.
Hizmet üretimi mal üretimi gibi görünür bir üretim değildir. Görünmez bir üretimdir. Bu nedenle onun gerçek değerini anlamak kolay değildir.
Bir film üretimi görünmez etkinlikleri ve değerleri görünür kılar. Bir film üretimi görünmez emeği görünür kılar. Bu, sanatın gücüdür. Emek soyuttur. Ancak bir film somut bir üretimdir.
Bu nedenle bir sanat yapıtı, örneğin bir film aynı zamanda somutlaşmış emektir. Plastik bir gösteri soyutun somutlaşmasıdır.

1938 yılında Freiburg’ta ölen ve aynı zamanda filosof Heidegger’in hocası olan Prof. Edmund Husserl’in “Avrupa insanlığının krizi” betimlemesi önemlidir. Görüşüme göre, bu kriz bugün tam olarak çözülememiş olsa da günümüze kadar zaman içinde yumuşamıştır. 
Bunun bir nedeni insanlığın, yıllar içinde gerçekleştirdiği insancıl hareketler sayesinde gelişmesiyse, bir başka nedeni de sosyal insanların, sosyal çalışmacıların, sosyal eğitimcilerin, durmasız, insanlığa katkı sunacak sosyal projeler geliştirmeleridir.  Bugün bizim burada yaşadığımız gibi… 
Bu film altı farklı grubun ortak üretimidir.

  1. Protestan Üniversitesi öğrencileri, ve,
  2. Hacettepe Üniversitesi öğrencileri ile
  3. Weingarten Çocuk ve Gençlik Merkezinin gençleri

şahane bir birlikte çalışma örneği göstererek bir çalıştay ile bu projeyi gerçekleştirdiler.

  1. Münih Televizyon ve Film Üniversitesinden bir film takımı bu iki haftalık semineri titiz bir film çalışması ile görünür kıldı.
  2. DAAD (Alman Akademik Değişim Hizmeti) bu çalışmaları parasal destek vererek olanaklı kıldı.
  3. Prof. Dr. Beate Steinhilber projeyi tasarladı ve kaleme aldı. Böylelikle de bu görünür kılma sürecinin kapısını açtı.

Semineri yürüterek biz hepimiz ona yardım ettik. Umarım iyi yardım ettik.
Biz kendisine yardım ettik ama, bu mükemmel çalışma sayesinde de, hem çok, ve hem de birçok şey öğrendik ve kazandık.
Her iki ülkenin yükseköğretim kurumları bu birlikte çalışma ile yeni bir sinerji, yeni bir itki yarattılar ve insanlığa görünmez emeğin bir görünür üretimini armağan ettiler.
Hacettepe Üniversitesinin bir öğretim elemanı ve bir vakfın, SABEV’in, yani Sosyal Hizmetler Araştırma, Belgeleme, Eğitim Vakfının başkanı olarak;
Gerek bu filmi gerçekleştiren, gerekse bugün buraya gelerek bu filmi izleme arzusunu gösteren katılımcılara teşekkürler ediyorum. Hem de çok teşekkürler.
Ama bir önemli teşekkürüm de üyesi olmaktan onur duyduğum Hacettepe Üniversitesinin değerli rektörü Sayın Prof. Dr. Uğur Erdener’e ve değerli ekibinedir. Bize bu salonu açtılar ve organizasyonda çok büyük destek verdiler. Minnettarım.
İyi seyirler dilerim.

(14 Mayıs 2010, Ankara)

Prof. Dr. İlhan Tomanbay Ankara İlkgösterim Açış Konuşması Türkçe

Prof. Dr. İlhan Tomanbay Ankara İlkgösterim Açış Konuşması Almanca

PROJE VE FİLM ÜZERİNE TEKNİK VE GÜNCEL BİLGİLER

  1. Çalıştay ve film etkinliğini Evangelische Hochschule Freiburg öğretim üyesi Prof. Dr. Beate Steinhilber projelendirdi. Projenin sorumlusu ve koordinatörü oldu.
  2. Projenin Türkiye sorumluluğunu Hacettepe Üniversitesi İİBF Sosyal Hizmet Bölümü öğretim üyesi ve SABEV başkanı Prof. Dr. İlhan Tomanbay üstlendi.
  3. Projenin özgün adı “Çeşitliliği Sahnelemek, Yükseköğrenim Kurumuna Çeşitlilik“ (Vielfalt inszenieren, Vielfalt an die Hochschule) olarak belirlendi.
  4. Proje DAAD (Deutsche Akademische Austauschdienst) tarafından desteklendi ve BMBF tarafından finanse edildi.
  5. Projenin parasal sorumluluğunu Almanya’da PROFIN, Türkiye’de SABEV üstlendi. Böylelikle projenin resmi olmayan adı da PROFIN-SABEV projesi oldu.
  6. Projenin başlangıç ve bitiş süreleri 1 Mart 2009 ile 31 Temmuz 2010 günleri arasıdır.
  7. Proje kapsamında yeralan iki çalıştay 22 Mayıs 2009 Cuma – 29 Mayıs 2009 Cuma günleri arasında Ankara’da, 20 Kasım 2009 Cuma - 27 Kasım 2009 Cuma günleri arasında Freiburg’da birer haftalık süreler içinde gerçekleştirildi.
  8. Çalıştay’a, 2008-2009 öğretim döneminde Prof. Dr. İlhan Tomanbay’dan Göçmen ve Sığınmacı Sorunları ve Sosyal Hizmet seminerine katılan öğrenciler ile eksik kontenjanın kapatılması için Karşılaştırmalı Sosyal Refah Sistemleri seminerini alan öğrenciler katıldı. Bu öğrenciler: Ümmiye Elif Demirel, İsmail Gündoğdu, Murat Akbaş, Tülay Bakır, Ezgi Baltalı, Ömrüm İlişikli, Merve Acar, Fatma Karabulut, Mustafa Altıntop, Seçkin Bilici, Hasan Günaslan, Elif Gökdogan ile proje kapsamında sorumluluk alan Weingarten Çocuk ve Gençlik Merkezinde 2008-2009 öğretim döneminde blok uygulama yapan HÜ İİBF Sosyal Hizmet Bölümü öğrencisi Pınar Zubaroğlu.
  9. Benzer bir göçmen seminerini aynı öğretim döneminde Prof. Dr. Beate Steinhilber’den alan 13 öğrencinin adları da şöyledir: Daniel Fussmann, Katharina Lehner, Lisa Keller, Anna Vondung, Mirjam Irion, Franziska Schirmer, Karolin Kemmner, Judith Liebhart, Jan Reisser, Johannes Reichert, Norman Pankratz, Joschka Buttkus.
  10. Bunlara Freiburg Weingarten yerleşimin bulunan Çocuk ve Gençlik Merkezinde vakit geçiren değişik ülkelerden on genç de katıldı ve rol aldı. Bunlar: Huseyin Atakay (04.07.92), Serkan Topuz (22.03.91), Laura Bontempo (11.08. 95), Mohamed El Ab Taher (02.01.94), Mohamed Toga (17.02.93), Engin Heybet (14.09.92), Natascha Stauß (12.05.94), Bianca Fekete (08.02.92), Gülperi Şirvan (18.08.92)
  11. Bir haftalık Türkiye çalıştayında, Freiburg Evangelische Hochschule’de sosyal çalışma öğrenimini bitiren Ayten Doğan, bir haftalık Freiburg çalıştayında da gene aynı okuldan mezun olan Danyal Yüksektepeliler çevirmen olarak görev aldılar.
  12. Çalıştayın Türkiye ayağında, yapılan çalıştay çalışmalarından arta kalan zamanda, şirin Akyurt ilçemiz konuklara gezdirildi. Akyurt belediye başkanı ziyaret edildi. Akyurt Vakfı Yaşamevi ziyaret edildi, bilgi alındı. HÜ İİBF Sosyal Hizmet Bölümü, SHÇEK Genel Müdürü ziyaret edildi. Natoyolu Toplum Merkezi, Elvankent Aile Yaşam merkezi, Ankara’da bulunan Ernst Reuter Schule (Alman Ortaokulu) ile bir özel dersane ile Mehmet Emin Resulzade Anadolu Lisesi ziyaret edilerek gezildi, ilgililerden bilgiler alındı.
  13. Bunların dışında Alman konuklarımızla Mogan Park’ta toplu kahvaltı yapıldı. Anıtkabir ve kale ile Anadolu Uygarlıkları Müzesi gezildi. Veda yemeği Başten Otelcilik Okulu tesislerinde alındı.
  14. Almanya’da (Freiburg) ziyaret edilen kuruluşlar ve yerler: Evangelische Fachschule Sosyal Çalışma Bölümü ve bağlı olunan üniversitenin rektörü ziyaret edildi. Weingarten Çocuk ve Gençlik Merkezi, Vigelius Okulu (Vigeliusschule), Sığınmacılar Yurdu (Flüchtlingswohnheim), Bir yeni kent bölgesi bilgi alınarak gezildi (Rieselfeld Clemens Back).
  15. Bunun dışında Almanya’da öğrenciler tarafından Freiburg’da kent turu yapıldı, kent tanındı. Rieselfeld’de döner ekmek yenildi. Yılbaşı için kurulan şenlik yerinde hoş vakait geçirildi. Tarihsel Freiburg Belediye binası ve yerel parlamanto binası ile parlanmento salonu  sosyal işlerden sorumlu belediye başkanı tarafından gezdirildi. Güzel lokantalarda topluca yemekler yenildi.
  16. Film yapımını gerçekleştiren takımda yeralanların adları da şöyledir: Senaryo ve yönetmen: Nuria Gomez Garrido (Portekizli) (Buch und Regie), Görüntü Yönetmeni: Denis Lüthi (İtalyan) (Cameraman),, Ses: Nancy Brandt (sound editor/ton), Kurgu: Stefan Reiling (Schnitt), Yapım: Magdalena Rathmann (Productionsleitung), Yapım Yönetmeni: Evi Stangassinger (Herstellungsleitung), Proje Yöneticisi: Beate Steinhilber (Projektleitung), Montaj: Bayerischer Rundfunk (Mischung), Animasyon: Lisa Frühbeis (Animation), Grafik tasarım: Ina Ludwig (Grafik)
  17. Özellikle yönetmen Nuria Gomez Garrido ve kameraman Denis Lüthi son haftalarda günde 24 saat uyumadan çalışma dahil, Türkiye premiyeri için Türkçe altyazıların filme eklenmesinde gece gündüz çalıştılar ve bu zorlu işi son anda yetiştirdiler. Ankara’da altyazılarda yapılan düzeltmelerin Münih’te doğru yerlerine yerleştirilmesinde gösterdikleri dakiklik ve titizlik takdire şayandır.
  18. Film Münih Televizyon ve Film Üniversitesinin Freiburg Protestan Üniversitesi, Freiburg Weingarten Çocuk ve Gençlik Merkezi, Hacettepe Üniversitesi ve SABEV ile Bavyera Televizyonunun ortak yapımıdır. DAAD`nin PROFIN projesi kapsamında BMBF tarafından finanse edilmiştir.
  19. Film DVD olarak Almanya’da çoğaltıldı. Kopyalanamaz teknikle çoğaltılan DVD hem Almanya hem Türkiye mevzuatına göre sadece malzeme ve yolparası masrafları karşılığı olarak Almanya’da belirlenen 10 Avro fiyatla (Türkiye’de 20 TL) satışa sunuldu. İsteyenler Freiburg’daki üniversitenin uluslararası ofis adresinden (internationaloffice@eh-freiburg.de), isterlerse Ankara’daki SABEV adresinden (sabev@sabev.org.tr) edinebilirler. Bu filmin açık ve ticari gösterimi yasaktır.
  20. Filmin Almanca afişi Almanya’da Almanca, Türkiye’de Türkçe olarak basıldı. Ayrıca hem Almanya’da hem Türkiye’de filmle ilgili kartpostallar basıldı.
  21. Filmin Almanya’da yapılan afişinin tasarımı Bayan Ina Ludwig, Türkçe afişin tasarımı da HÜ İİBF Sosyal Hizmet Bölümü son sınıf öğrencisi Cihan Aydın tarafından yapıldı.
  22. Ankara’da gerçekleştirilen ilkgösterimde SABEV tanıtım masası açtı. SABEV yayınlarının tanıtıldığı masanın düzenlemesini ve sorumluluğunu Tahir Ağahatun, Nilay Çıkla, Erhan Çelebi, Olcay Çakmak ve Kazım Aslan yapıp taşıdılar. Aynı grup mangal partisinde de katılımcı emeklerini esirgemediler.
  23. Aynı günün akşamı Alman konuklar için SABEV terasında mangal partisi yapıldı. Geç saatlere kadar yenildi, içildi, sohbet edildi.
  24. Sahnenin düzenlenmesinde, davetiyelerin hazırlanmasında, Hacettepe Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler ile görüşmelerde, belirli adreslerin çıkarılmasında ve davetiyelerin dağıtılmasında, armağan verilen çiçeklerin alınmasında ve söylemek gerekir ki son geceki mangalbaşı görevinde Murat Akbaş çok büyük sorumluluk üstlendi, yoğun çalıştı, mükemmel bir örgütçü ve düzenlemeci olduğunu gösterdi.
  25. Mustafa Alp Söylemezoğlu Alman konukların Ankara seminerinde kiralanan minibüsün direksiyonuna oturarak film takımının ziyaret edilen kuruluşlara taşınmasında kusursuz bir program yapıcısı ve uygulayıcı oldu. Türkiye ilkgösterimi haftasında da Ankara’ya gelen yabancı konukların değişik gün ve saatlerde havaalanından aksamasız bir biçimde alınmalarında, kalacakları yere aktarılmalarında Mustafa Alpgiray Söylemez titizliğiyle gözdoldurdu. Kendisi mangal partisindeki katkıları da unutulamaz.
  26. Mangal partisi için gerekli malzemenin satınalınması, yiyecek işinin programlanması ve hazırlanması ve hatta sunulmasında Nevriye Kayış ile Elem Patar içten özverileriyle gönüller kazandılar. Kendilerine kısmen İlhan Tomanbay, kısmen Mustafa Alpgiray Söylemez ile Mustafa Altıntop yardımcı olmaya çalıştılar.
  27. Bir kısım adreslerin çıkarılmasının yanısıra terasın mangal partisi öncesinde elektrik düzeninin kurulmasında içten çabalarını Mustafa Altıntop esirgemedi.
  28. Programın gerek Hacettepe Üniversitesi içinde gerekse dışarıya ve basın bildirisinin basına duyurulmasında Hacettepe Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Bürosu büyük bir anlayış içinde emeklerini esirgemeyerek büyük katkı verdiler.
  29. M salonu en büyük amirinden tüm görevlilerine kadar gecikmelerimizi hoşgörerek ve bizlere yolgöstererek büyükdesstek verdiler. O büyük salonda kusursuz bir sunumun gerçekleşmesini sağladılar.
  30. İbrahim Kaya filmin geniş kesimlere duyurulmasında Feysbuk’ta SABEV sayfasını açarak ve düzenli aralıklarla duyuruyu yineleyerek sağlanan yoğun duyuru ve katılım başarısına büyük katkı verdi.
  31. Uzun zaman önce sevgi gösterip İlhan Tomanbay Fan Klüp sayfası açan Sevhan Demir Başkası Başkadır film etkinliğini bu sayfada da zaman zaman duyurarak gene projeyi daha fazla insanın duymasına ve katılımın yoğun olmasına katkı sağladı.

Kalabalık bir takım tarafından eşgüdüm içinde gerçekleştirilen tüm bu çalışmalar, gösterilen çabalar ve yapılan katkılar hepimize, mesleğimize, sosyal topluluğa büyük katkı sağladı. Emek veren herkese en içten teşekkürler. Bu katkılar olmasaydı bu proje bu boyutta ve bu başarı düzeyinde gerçekleşemezdi.


02.2010 Mülteci Projesi Sürüyor

Mülteci ProjesiSığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) ve Sosyal Hizmetler Araştırma ve Belgeleme Vakfı (SABEV) ortaklığında, 2010-Şubat ayı itibariyle, mültecilerle ilgili yeni bir proje yürütülmeye başlanmıştır. ‘Askıdaki Yaşamlar & Algıdaki Yaşamlar’ isimli proje, Türkiye genelinde 7 ilde gerçekleştirilecek olan araştırma ve raporlama çalışmaları, eğitim faaliyetleri ve belgesel çekimi şeklinde gerçekleştirilecektir.

Türkiye’de sığınmacı ve mülteci nüfusu son yıllarda gözle görülür bir biçimde artmaktadır. Dünya’da ve özellikle Türkiye’nin yakın çevresinde meydana gelen olaylar her geçen gün yeni insanları ülkelerini terk etmeye zorlamaktadır. 2000’li yılların başlarında Türkiye’de sığınmacı ve mülteci sayıları 5–6 bin civarında iken 2008 yılında bu sayı 12binlere çıkmış 2009 yılı ortası itibariyle de 19 binlere yaklaşmıştır. Bu sayının daha da artabileceği öngörülmektedir. Türkiye’de, İçişleri Bakanlığı’nca belirlenen 30 ilde ikamet etmekte olan sığınmacıların durumunu düzenleyen bir yasa bulunmamaktadır. Hukuksal alandaki bu boşluk sebebi ile sığınmacı ve mülteciler birçok sorunla karşı karşıya kalmaktadırlar.

Türkiye, 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi’ni coğrafi kısıtlama ile kabul etmiştir. Bu sebeple, Avrupa dışındaki ülkelerden Türkiye’ye giriş yapan yabancılara ‘mülteci’ statüsü verilmemektedir. Bu kişiler ancak ‘sığınmacı’ statüsü alabilmektedirler. Türkiye’nin ulusal mevzuatına göre ‘sığınmacı’; Avrupa dışında meydana gelen olaylar nedeniyle, mülteci tanımındaki şartlara haiz olduğunu iddia ederek, üçüncü ülkelere iltica etmek üzere Türkiye’den uluslararası koruma talebinde bulunan yabancıdır. Türkiye’ye gelmiş ve sığınma başvurusunda bulunmuş 18.481 sığınmacı vardır (BMMYK Rakamları,30 Mayıs 2009). 49 farklı ülkeden, 143 farklı etnik gruba mensup sığınmacıların, %45’ini Iraklılar, %35’ini İranlılar, geri kalanını sırasıyla Afgan ve Somalili sığınmacılar ve diğer 45 ülke mensupları oluşturmaktadır. Doğudan batıya, güneyden kuzeye doğru göç eden insanlar için bir geçiş bölgesi olan Türkiye, son yıllarda özellikle zorunlu göçmenlerin bir varış ülkesi olmaya da başlamıştır. Bu şekilde ülkeye giriş yapan zorunlu göç mağdurları genellikle azınlık mensupları, vatansızlar, yerli halklar ve siyasi iktidar yapısından dışlananlar gibi toplumun en kırılgan olan üyeleri olan mültecilerdir.

Avrupa Birliği’ne adaylık sürecinde olan Türkiye’den coğrafi sınırlandırmasını kaldırması ve AB ile uyumlu bir göç yasası çıkarması beklenmektedir ve bu yasa çalışmaları bir süredir devam etmektedir. Yasa çalışmaları ile birlikte kapasite artırımına yönelik birçok eşleştirme projesi Türkiye’de uygulanmaya başlamıştır. Bu projeler kapsamında Ankara, İzmir, Van, Erzurum, Gaziantep, Kırklareli ve Kayseri illerinde 750 kişi kapasiteli kabul, Tarama ve Barınma Merkezleri oluşturulacaktır.

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) ve Sosyal Hizmetler Araştırma ve Belgeleme Vakfı (SABEV) ortaklığı ile, oluşturulacak olan Tarama ve Kabul Merkezleri’nin bulunduğu illerde yürütülmek üzere geliştirilen proje 18 aylık bir süreyi kapsamaktadır. Avrupa Konseyi Projesi olarak yürütülecek olan bu araştırma 1 Şubat 2010 tarihinde uygulanmaya başlamıştır. Merkezlerin kurulacağı yedi ilde yürütülecek olan bu proje, bölge halkının ve bölgede çalışmakta olan kurum ve kuruluşların mültecilere yönelik algılarını saptamaya yöneliktir. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK)’nin anlaşmalı iki uygulama ortağından biri olan SGDD, 1995 yılından beri mültecilere yönelik çalışmalar yürütmekte ve şu an ülke genelinde 9 farklı ilde, bünyesindeki uzman kadrosu ile psikososyal-hukuki destek ve danışmanlık hizmetlerinde bulunmaktadır. Türkiye'nin sosyal hizmetler ve sosyal çalışma alanında eğitim, araştırma, belgeleme ve uygulama alanında kurulmuş ilk ve tek vakfı olan SABEV, proje etkinlikleri içersinde; toplamda 3500 kişi olmak üzere projenin bilimsel araştırma kısmını üstlenecektir.

11.2009 Gençliğin Engelli Kadına Bakışı - Ulusal Ajans Tarafından Desteklenmiş Bir Proje Tamamlandı

SABEV tarafından AB Eğitim, Kültür ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığının (Ulusal Ajans) 2008 yılı gençlik programları kapsamında EYLEM-4.3 Ortaklık Kurma Faaliyeti adı ve çerçevesinde bir proje düzenlenmiştir.

“Gençliğin Engelli Kadına Bakışı“ başlığıyla Ulusal Ajansa sunulan proje Ulusal Ajans tarafından kabul edilmiş, desteklenmiş ve 17-21 Kasım 2009 günleri arasında Ankara'da Büyük Anadolu Otelinde gerçekleştirilmiştir.

Düzenlenen seminere toplam 10 Avrupa ülkesinden konuyla ilgili alanlarda çalışan yetişkinler ile konuyla ilgilenen gençler davet edilmiş, bunlardan Almanya, Avusturya, Bulgaristan, Fransa, Hollanda, İtalya, Litvanya temsilcileri katılmış, Yunanistan, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Estonya çeşitli nedenlerle katılamayacaklarını bildirmiş ya da katılamamışlardır.

Düzenleyicilerin yanısıra Türkiye’den de beş katılımcının bulunduğu toplam 25 kişi gençliğin engelli kadına bakışı konusunda görüş alışverişinde bulunmuşlardır. Ülkelerindeki uygulamaları sözel ve görsel olarak anlatmışlardır. Engelli kadının sorunları, yaşamdaki güçlükleri, katılımcı ülkelerde engelliler için varolan sosyal hizmetler ve bakım sistemleri, gençliğin ve halkın gözünde engelli kadın imgesi gibi konularda dört gün boyunca sunuşlar gerçekleştirmişler, tartışmalar ve karşılaştırmalar yaparak konuyu irdelemişlerdir. Yararlı geçen seminer ODTÜ Vişnelik kuruluşunda coşkulu bir veda yemeği ile sona erdi, her bir katılımcı ülkelerine dostluk sözleriyle uğurlandılar.

Hem Ulusal Ajans yönetici ve görevlilerine, hem verimli toplantıya katılan yerli ve yabancı konuklarımıza ve hem de bu zorlu projeyi başarıyla yazıp yürüten sosyal hizmet uzmanları Seher DONNER ile Melek ZUBAROĞLU’na teşekkürler ederiz.

09.2009 DISA Projesi Sürüyor

DISA (Diakonie-SABEV) projesi 
Aile birleşimi projesi başarıyla yürüyor.

SABEV tarafından yürütülen aile birleşimi projesi aile birleşimi yoluyla Türkiye’den Almanya’ya gitmek isteyen yurttaşlarımızın Almanya’ya gitmelerini kolaylaştırıyor.

SABEV aile birleşiminin bir insanlık hakkı olduğunu biliyor. Hem çağdaş, hem tarihsel bir hak olduğunu biliyor. Yurttaşlarımızın Alman mevzuatına göre Almanya’ya girebilmeleri için zorunlu olan temel düzeyde Almanca öğrenmelerine yardımcı oluyor, kolaylık sağlıyor. Onlara yol gösteriyor. Dil sınavına girmelerini, Ankara’ya gelmelerini, vize alabilmelerini kolaylaştırıyor. Kendilerine danışmanlık hizmeti sunuyor. Aileleriyle buluşmaları, bir araya gelmeleri için gereken tüm hizmetleri veriyor. Bunun için aile ilişkilerinin kurulması, iyileştirilmesi ve geliştirilmesi için gerektiğinde psikososyal destek veriyor.

Bu amaçla proje kapsamında Almanya’da psikoloji öğrenimi görmüş ve psikoloji alanında uzmanlık belgesini almış ve bunun yanısıra sosyal eğitim öğrenimini tamamlamış bir uzman psikolog görev yapıyor. Aile birleşimi yoluyla Almanya’ya gitmek isteyenler için görüşme ve bilgi alma adresleri: 

Uzm. Nevriye KAYIŞ
Cep: 0532.729 60 20
Büro: 0090.(0)312.433 87 26

Ayrıntılı bilgi için: www.ailebirlesimi.de


DISA-Projekt - Vorbereitet Ankommen in der neuen Heimat 

SABEV ile Almanya Diakonisches Werk Baden arasında bağıtlanan bir sözleşme ile 1 Ocak 2009 – 31 Aralık 2011 tarihleri arasını kapsayan DISA Projesi (Diakonie ve SABEV) yaşama geçti. Ancak projenin uygulamaya başlama tarihi 1 Eylül 2009 olarak belirlendi.

Bilindiği gibi 2007 yılında Almanya’da çıkarılan bir yasayla bundan böyle aile birleştirmeleri yoluyla Türkiye’den Almanya’ya gidecek olanlar önce kendi ülkelerinde dil kursuna giderek bir düzeye kadar Almanca öğrenecekler, Alman Kültür Merkezlerinde yapılacak dil sınavını geçenler ailelerinin yanına gidebilecekler. 

Anadolu’dan Almanya’ya gitme durumunda olan birçok insanımızın Türkçe dil bilgilerinin, hatta konuşmalarının çok zayıf olduğu gözönüne alınırsa bir de yabancı bir dil, Almanca öğrenme zorunluluğunun kendilerini ne kadar zorlayacağı açıktır. Ayrıca, sınav için Almanya’nın siyasal, sosyal ve kültürel yapısı ile ilgili bilgilerin öğrenilmesi de gerekmektedir. Bir de bunlara Almanya’ya gidebilmek için alınması gereken vize, yapılması gereken pasaport ve vize başvuruları, memleketten sınav için Ankara’ya gidip gelme, sonra yabancı bir ülkeye çıkış yapma vb. düşünülürse yurttaşlarımızın nasıl bir yükün altında oldukları, nasıl bir sosyal ve psikolojik yoğunluğun içinde bulundukları ortaya çıkar.

Bu durumda olan yurttaşlarımızın işlerini kolaylaştırmak, onlara en iyi ve en pratik Almanca bilgilerinin verilmesinde aracılık yapmak, vize, pasaport ve gidebilme konusunda bilgiler vermek, Ankara’ya sınava gitmeleri konusunda refakat etmek, yurtdışına biletin nasıl alınacağından, uçma korkusunu yenmeye, Almanya’da geçimden sosyal yaşama kadar çok sayıda sıkıntının aşılabilmesi için bu yurttaşlarımıza her türlü soru ve sorunları için danışmanlık hizmeti vermek, kendileriyle görüşmeler yapmak, kurs yetkililerini aydınlatmak, gidecek yurttaşlarımız ile Alman Kültür Merkezi, Alman Büyükelçiliği, pasaport için il emniyet müdürlükleri gibi kurumlar arasında eşgüdümü sağlamak, ve bunların yanısıra sosyal ve psikolojik danışma hizmeti vermek bu projenin sorumlulukları arasındadır.

Bu görevlerle ilgili olarak bir uzman psikolog Türkiye’nin belirli bölgelerine giderek kursları incelemekte, onlarla ve öğrencilerle görüşmeler yaparak kolaylaştırıcılık, destekleyicilik ve savunuculuk işlevlerini yerine getirmektedir. Bir uzman psikolog koordinatörümüzün yanında bir de yönetici sekreterimiz büroda işleri yürütmekte ve kolaylaştırmaktadır.

Proje adresi: Mithatpaşa Cd. 44/22, Yenişehir, 06420 Ankara. Tlf: 0312.215 92 10. Eposta:sabev@sabev.org.trnkayis@sabev.org.tr

Für mehr Information:  www.ailebirlesimi.de


DISA Project - Come to Your New Company Well-prepared

Through the agreement signed between SABEV and Germany Diakonisches Werk Baden, DISA Project (Diakonie and SABEV), which will be carried out between 1 January 2009 - 31 December 2011, has started. However, its starting date has been decided as 1 September 2009.

Together with the language training aimed at learning German language and completing the required processes related to the laguage exam, it is also essential to learn the cultural, social and polcitical structure of Germany. Adding the other essential concerns like the visa and passport processes, coming to Ankara from their homeland for the exam and going back, then exiting for a foreign country etc., it is not hard to understand the undesirable social and psychological situations which our citizens have to deal with.

A specialized psychologist goes to some regions of Turkey, to implement the activities within the context of the project, to check the courses, to play a role of a facilitator, supporter, and defender by conducting interviews with the students. Besides, an executive assistant is affording assistance related to the office works. 

Project Address: Mithatpaşa Cd. 44/22, Yenişehir, 06420 Ankara. 
Telephone : 0312.215 92 10. 
e-mail : sabev@sabev.org.trnkayis@sabev.org.tr

For more Information:  www.ailebirlesimi.de
05.2009 ÇEŞİTLİLİK KONUSUNDA TÜRKİYE – ALMANYA SEMİNERİ PROFIN-SABEV SEMİNERİ Tamamlandı

SABEV ile Alman Akademik Değişim Programı (DAAD) arasında yapılan bir sözleşme ile 2009 yılında Evangelische Fachhochschule Freiburg (Freiburg Protestan Üniversitesi) Sosyal Çalışma Bölümü öğretim elemanı ve öğrencileri ile Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü öğrencileri arasında “Diversity – Çeşitlilik” ana konulu bir seminer düzenlenmiş ve gerçekleştirilmiştir.

Seminer her iki ülkede birer hafta sürmüştür. Freiburg’ta bir gençlik merkezinden uluslararası karışımlı 10 genç de her iki ülkenin sosyal çalışma ve sosyal eğitim öğrencileri ile birlikte seminere katılmışlardır.

Seminerin konusu “Çeşitlilik” idi. Konu, “Çeşitliliği Sahnelemek, Yükseköğrenim Kurumunda Çeşitlilik“ (Vielfalt inszenieren, Vielfalt an die Hochschule) olarak çerçevelendi.

Proje yöneticileri Almanya tarafında Prof. Dr. Beate Steinhilber, Türkiye tarafında Prof. dr. İlhan Tomanbay idi. Seminerin sponsoru DAAD (Deutscher Akademischer Austauschdienst) idi.

Seminerler 22 Mayıs 2009 Cuma – 29 Mayıs 2009 Cuma günleri arasında Türkiye’de, 20. Kasım 2009 - 27. Kasım 2009 günleri arasında Freiburg’ta yapıldı.

İlk seminer Türkiye’de yapıldı. Hafta içinde Sosyal Hizmet Bölümü Keçiören yerleşkesinde, haftasonu Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi toplantı salonunda yapılan seminerler oyun ve öğretim bütünlüğü yöntemiyle yürütüldü. Seminerler dışında çeşitli sosyal hizmet kuruluşları gezildi.
İkinci seminer Freiburg’da yapıldı. Sosyal Öğretim Bölümü dersliklerinde ve Freiburg Weingarten Çocuk ve Gençlik Merkezi salonlarında ve bahçelerinde yapılan seminer ve oyunlar ilgi çekiciydi.

Her kuruluştan PROFIN-SABEV Projesi seminer katılımcıları şunlardı:

Münih Televizyon ve Sinemacılık Yüksekokulundan (Hochschule für Fernsehen und Film München) yüksekokul müdürü Bayan Evi Stangassinger, Freiburg Weingarten Çocuk ve Gençlik Merkezi (Kinder- und Jugendzentrum Freiburg-Weingarten) sorumluları yönetici Bayan Karin Seebacher ile sosyal eğitimci Romy Weidenhof.

Ankara’dan SABEV ve Prof. Dr. İlhan Tomanbay yönetim temelinde katılanlardı. Freiburg’dan katılan öğrenciler: Daniel Fussmann,  Katharina Lehner, Lisa Keller, Anna Vondung, Mirjam Irion, Franziska Schirmer, Karolin Kemmner, Judith Liebhart, Jan Reisser, Johannes Reichert, Norman Pankratz, Joschka Buttkus.

Film Yüksekokulundan katılanlar: Nuria Gomez Garrido (Yönetmen), Denis Lüthi (Kamera), Magdalene Rahtmann (yapımcı) ve Nancy Brandt (Ses).
Proje çevirmeni: Ayten Doğan. Çocuk ve Gençlik Merkezi stajyeri Pinar Zubaroğlu. Freiburg-Weingarten Çocuk ve Gençlik Merkezinden katılan gençler: Atakay Hussein, Topuz Serkan, Bontempo Laura, El Ab Taher Mohamed, Toga Mohamed, Heybet Engin, Stauß Natascha, Fekete Bianca, Sirvan Gülperi ve N.N.

Ankara’dan katılımcılar: Sosyal Hizmet Bölümü öğrencileri: Elif Gökdoğan, Ümmiye Elif Demirel, İsmail Gündoğdu, Murat Akbaş, Tülay Bakır, Ezgi Baltalı, Ömrüm İlişikli, Merve Acar, Fatma Karabulut, Mustafa Altıntop, Seçkin Bilici, Hasan Günaslan.
Seminerler çerçevesinde, tanımaya yönelik alıştırmalar yapıldı. Farklılıklardan ve beraberliklerden deneyimler kazanmak, Hacettepe Üniversitesi ve Freiburg Üniversitesi sosyal hizmet ve sosyal çalışma bölümlerinde farklılıklarla birlikte yaşama çerçevesinde toplumsal ilişkiler üzerine yapılan atölye calışmaları; bir yere ait olmama ve çok yere ait olma konusuyla ilgili alıştırmalar; farklılık noktaları ve kimlik ceşitliliğine yönelik alıştırmalar projenin içeriğini oluşturuyordu.

 

 

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) ve Sosyal Hizmetler Araştırma ve Belgeleme Vakfı (SABEV) ortaklığında, 2010-Şubat ayı itibariyle, mültecilerle ilgili yeni bir proje yürütülmeye başlanmıştır. ‘Askıdaki Yaşamlar & Algıdaki Yaşamlar’ isimli proje, Türkiye genelinde 7 ilde gerçekleştirilecek olan araştırma ve raporlama çalışmaları, eğitim faaliyetleri ve belgesel çekimi şeklinde gerçekleştirilecektir.

Türkiye’de sığınmacı ve mülteci nüfusu son yıllarda gözle görülür bir biçimde artmaktadır. Dünya’da ve özellikle Türkiye’nin yakın çevresinde meydana gelen olaylar her geçen gün yeni insanları ülkelerini terk etmeye zorlamaktadır. 2000’li yılların başlarında Türkiye’de sığınmacı ve mülteci sayıları 5–6 bin civarında iken 2008 yılında bu sayı 12binlere çıkmış 2009 yılı ortası itibariyle de 19 binlere yaklaşmıştır. Bu sayının daha da artabileceği öngörülmektedir. Türkiye’de, İçişleri Bakanlığı’nca belirlenen 30 ilde ikamet etmekte olan sığınmacıların durumunu düzenleyen bir yasa bulunmamaktadır. Hukuksal alandaki bu boşluk sebebi ile sığınmacı ve mülteciler birçok sorunla karşı karşıya kalmaktadırlar.

Türkiye, 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi’ni coğrafi kısıtlama ile kabul etmiştir. Bu sebeple, Avrupa dışındaki ülkelerden Türkiye’ye giriş yapan yabancılara ‘mülteci’ statüsü verilmemektedir. Bu kişiler ancak ‘sığınmacı’ statüsü alabilmektedirler. Türkiye’nin ulusal mevzuatına göre ‘sığınmacı’; Avrupa dışında meydana gelen olaylar nedeniyle, mülteci tanımındaki şartlara haiz olduğunu iddia ederek, üçüncü ülkelere iltica etmek üzere Türkiye’den uluslararası koruma talebinde bulunan yabancıdır. Türkiye’ye gelmiş ve sığınma başvurusunda bulunmuş 18.481 sığınmacı vardır (BMMYK Rakamları,30 Mayıs 2009). 49 farklı ülkeden, 143 farklı etnik gruba mensup sığınmacıların, %45’ini Iraklılar, %35’ini İranlılar, geri kalanını sırasıyla Afgan ve Somalili sığınmacılar ve diğer 45 ülke mensupları oluşturmaktadır. Doğudan batıya, güneyden kuzeye doğru göç eden insanlar için bir geçiş bölgesi olan Türkiye, son yıllarda özellikle zorunlu göçmenlerin bir varış ülkesi olmaya da başlamıştır. Bu şekilde ülkeye giriş yapan zorunlu göç mağdurları genellikle azınlık mensupları, vatansızlar, yerli halklar ve siyasi iktidar yapısından dışlananlar gibi toplumun en kırılgan olan üyeleri olan mültecilerdir.

Avrupa Birliği’ne adaylık sürecinde olan Türkiye’den coğrafi sınırlandırmasını kaldırması ve AB ile uyumlu bir göç yasası çıkarması beklenmektedir ve bu yasa çalışmaları bir süredir devam etmektedir. Yasa çalışmaları ile birlikte kapasite artırımına yönelik birçok eşleştirme projesi Türkiye’de uygulanmaya başlamıştır. Bu projeler kapsamında Ankara, İzmir, Van, Erzurum, Gaziantep, Kırklareli ve Kayseri illerinde 750 kişi kapasiteli kabul, Tarama ve Barınma Merkezleri oluşturulacaktır.

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) ve Sosyal Hizmetler Araştırma ve Belgeleme Vakfı (SABEV) ortaklığı ile, oluşturulacak olan Tarama ve Kabul Merkezleri’nin bulunduğu illerde yürütülmek üzere geliştirilen proje 18 aylık bir süreyi kapsamaktadır. Avrupa Konseyi Projesi olarak yürütülecek olan bu araştırma 1 Şubat 2010 tarihinde uygulanmaya başlamıştır. Merkezlerin kurulacağı yedi ilde yürütülecek olan bu proje, bölge halkının ve bölgede çalışmakta olan kurum ve kuruluşların mültecilere yönelik algılarını saptamaya yöneliktir. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK)’nin anlaşmalı iki uygulama ortağından biri olan SGDD, 1995 yılından beri mültecilere yönelik çalışmalar yürütmekte ve şu an ülke genelinde 9 farklı ilde, bünyesindeki uzman kadrosu ile psikososyal-hukuki destek ve danışmanlık hizmetlerinde bulunmaktadır. Türkiye'nin sosyal hizmetler ve sosyal çalışma alanında eğitim, araştırma, belgeleme ve uygulama alanında kurulmuş ilk ve tek vakfı olan SABEV, proje etkinlikleri içersinde; toplamda 3500 kişi olmak üzere projenin bilimsel araştırma kısmını üstlenecektir.

Tarama ve Barınma Merkezleri’nin kurulacağı illerde, bu merkezlerin kurulması ile birlikte şimdikinden daha fazla sayıda sığınmacı yaşamaya başlayacaktır. Bu durum illerin toplumsal yaşamında bir takım değişikliklere neden olacaktır. Bu değişen atmosferde, hassas grup olarak nitelendirilen sığınmacıların ayrımcılık, ırkçılık, yabancı düşmanlığı gibi birçok sorunla baş etmek zorunda kalacağı olası bir durumdur. Bu gibi problemlerin önceden tespit edilmesi ve oluşabilecek olumsuzlukların önlenebilmesi için, proje sayesinde bu illerde gerçekleştirilecek olan algı tespiti büyük önem taşımaktadır. Proje çerçevesinde gerçekleştirilecek olan araştırma sonuçları ile Avrupa Birliği uyum sürecinde hazırlanacak olan yeni Göç ve İltica Mevzuatına kanyak oluşturulacaktır. Bununla birlikte, bu araştırma ile akademik çevrelerin sığınma ve mültecilik alanındaki çalışmaları teşvik edilebilecektir. Tarama ve Kabul Merkezleri’nin kurulacağı illerde bulunan Kamu kurum ve kuruluşlarına, illerin alacağı yeni konum itibariyle büyük sorumluluk düşmektedir. Proje kapsamında yürütülecek eğitim çalışmaları ile kurum ve kuruluşlar bu sorumluluklarından haberdar edileceklerdir. Bu illerde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının ve illerde yaşayan vatandaşların, mülteciler ve sığınmacılar konusundaki bilgileri ölçülüp değerlendirilecektir. Yürütülecek olan eğitim faaliyetleri ile hem konu ile ilgili ön yargılar tespit edilebilecek hem de elde edilen veriler ışığında farkındalık yaratılmaya çalışılacaktır.

Projenin temel etkinlikleri dört basamaktan oluşmaktadır. İlk dört aylık süre boyunca, her ilde 500 kişiye ulaşılarak toplam 3500 kişilik bir anket çalışması yapılacaktır. Böylece hem illerde yaşayan vatandaşların hem de görev yapan kamu ve yerel otorite temsilcilerinin konu ile ilgili bilgi ve algılarını ölçmeye yönelik bir çalışma yürütülmüş olacaktır. İkinci aşama olarak anketler yoluyla elde edilen araştırma sonuçları raporlanacaktır. Ulusal ve uluslararası kuruluşları, basın-yayın organlarını proje sonuçlarından haberdar etmek için 3000 adet raporlama kitapçığı basılacaktır. Üçüncü basamak olarak, her ilde vatandaşlara ve kamu-yerel otorite temsilcilerine ikişer günlük eğitim seminerleri ve çalıştaylar düzenlenecektir. Bu eğitim çalışmaları ekseninde sorumlu kişilerin mülteciler alanında bilgi eksikliklerinin giderilmesi ve bu illerde var olan ön yargıların ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Son aşama olarak, alanı anlatan, halkın tepkilerini, önyargılarını, olumlu düşüncelerini anlatan; bunun yanında Türkiye’de yaşayan mültecilerin de ülke hakkındaki görüşlerini ve yaşam koşullarını yansıtan 20 dakikalık bir belgesel hazırlanacaktır. Bu belgesel 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü ve 20 Haziran Dünya Mülteciler Gününü takip eden haftalarda görsel basın organları ile paylaşılacaktır.

Yapılacak araştırma ile politika oluşturma süreçlerini destekleyici, insan hakları ve yönetişim konusunda rapor niteliğinde bilgi sağlayıcı, yeterince temsil edilmeyen sığınmacı ve mültecilerin hak varlığının bilinirlilik derecesini ortaya koyan ve toplumu oluşturan her bir unsurun alana ilişkin algısını ölçmeyi hedefleyen bir araştırma olacaktır. Böylelikle veri toplanması ile araştırma temelli savunu mekanizması oluşturulmuş, bir izleme ve algı tespiti gerçekleştirilmiş, savunu kampanyaları ve farkındalık yaratma çalışmaları için strateji belirlenmesine kaynak oluşturulmuş olacaktır.