SOSYAL ÇALIŞMA NEDİR?

Prof. Dr. İlhan TOMANBAY

Sosyal çalışma bir meslektir.

Sosyal çalışma sorun çözme mesleğidir.

İnsanların sorunlarını çözer.

İnsanın her sorununu ile ilgilenmez kuşkusuz. İnsanların sosyal sorunlarını çözer.

Burada üç soru önemli.

Bir. Sosyal çalışma mesleği insanı nasıl ele alır?

İki. Sosyal çalışma insanın hangi sorunları ile ilgilidir?

Üç. Sosyal çalışma insanların sorunlarını nasıl çözer?

 

Sosyal Çalışma Mesleği İnsanı Nasıl Ele Alır?

İnsan genel bir kavramdır. Oysa sosyal çalışma genel olarak insanla ilgilenmez. a) Bireyle ilgilenir. Birey, yakın ve uzak çevresi ile etkileşimi içinde insandır. Ekonomik, sosyal, psikolojik, kültürel ve sosyal etkileşimi içinde insandır. b) Aile içinde insandır. Ya aile sorunları olan insandır, ya sorunları aile etkileşimi içinde ortaya çıkan ya da süren insandır. c) Grup içinde insandır. İçinde bulunduğu etkileşim ve kendini gerçekleştirme grubu içindeki insandır. d) Topluluk içinde insandır. Tanıdık ya da tanımadık, içselleştirilmiş ya da içselleştirilmemiş ama içinde yaşanılan topluluk içindeki insandır. e) Toplum içinde olan insandır. İçinde yaşadığı toplumun kendisine yansıttığı, bilincinde olduğu ya da olamadığı birçok sorunlar yumağı içinde yaşayan insandır. Bunlara sorun kesimleri diyelim.

Sosyal çalışma bu beş kategoride iki ayrı odağa ilgisi yoğunlaştırır. Bu odaklardan biri sorunu olan'dır (Birey, aile, grup, topluluk, toplum); öteki, sorunu üreten'dir. Bunlara a) sorun yaşayanlar ve b) sorun yaratanlar da diyebiliriz. Bunlara da sorun odakları diyelim. Sorun yaşayan sorun odakları, sorun üreten sorun odakları.

Sorun kesimleri ile sorun yaşayan sorun odakları aynı kategorilerdir aslında. Bu ayrım, birincide, sosyal çalışmanın üzerinde mesleksel çalışma yapması gerekenler olarak düşünülmelidir (kesimler); ikincide, dışardan, neden ve sonuçlarıyla bir bütün olarak sorun yumağına baktığımızda bu bütün içinde sorunları yaşayanları sorunları üreten/ler ve koşullardan ayırabilmek için koyduğumuz belirteçtir (sorunu olan odak).

Bunu geçince; sorunu yaratanlar, birbiriyle bir bütün olarak, iki ayrı kategoride görülmelidir. Bunlar, sorunu yaratan sosyal çalışmaya konu olan insan kesimler (birey, aile, grup, topluluk, toplum) ile sorunları yaratan koşullardır (ekonomik, toplumsal, sosyal, kültürel, psikolojik koşullar).

Bütün bu ayrımlamalar karmaşık sorun haritasını çözümlemek için yapılmalıdır ve yapıldığı zaman sorun ve çözümleri üzerinde algılamayı arttırır. Sosyal çalışmacının işlerini kolaylaştırır; onu, doğru çözümlere ulaştırır. 

Bu çözümleme içinde, sosyal çalışmacı, insanı kişi olarak değil birey olarak ele alacağız. Çünkü sosyal çalışma kişiyle ilgilenmez, bireyle ilgilenir. Çünkü sosyal çalışmacı, sorunlarını çözmek için muhatap alacağı insanı ona o sorunları yarattıran, çevresel etmenlerle birlikte görür, bu sosyopsikolojik ve ekonokültürel etmenler içinde ele alır. Çevresel etmenlerle insan bireydir. İnsanı bu çevresel etmenlerden soyutlarsanız ortada kişi kalır. Yani, sosyoekonomik, psikokültürel bağlamlarından koparılmış insan kalır. Bu kişidir. Kişi sosyal çalışmacının değil hukukçunun çalışma objesidir.

Sonuç olarak, sosyal çalışma mesleği, insanı, birey olarak, sorunu olan birey olarak ele alır.  Bireyin yanısıra, gene içinde bireylerin bulunduğu, eğer sorum gözlemliyorsa ya da görüyorsa, aileyi, grubu, topluluğu ve toplumu da çalışma nesnesi olarak ele alır.

 

Sosyal çalışma insanın hangi sorunları ile ilgilidir?

İnsanların sorunlarını sınıflandırırsak şunlara ulaşırız.

Ana kategorilerde; ekonomik sorunlar, kültürel sorunlar, toplumsal sorunlar;

daha alt kategorilerde, sosyal sorunlar, iletişim sorunları, politik sorunlar, eğitim sorunları, sağlık sorunları, psikolojik sorunları, cinsel sorunlar vb. bulunur.

Nasıl ki, hekim sağlık sorunlarıyla, nasıl ki eğitmen eğitim sorunlarıyla, nasıl ki öğretmen öğretim sorunlarıyla, psikolog ruhsal sorunlarıyla... ilgilenir; sosyal çalışmacı da her yaştan, her branştan, her nüfus grubundan insanın sosyal sorunlarıyla ilgilenir.

Ancak bu sosyal sorunlar, ana kategoride yeralan ekonomik, kültürel ve toplumsal sorunlardan kaynaklanır. Sosyal sorunlar dışında kalan alt kategoride yeralan sorunlardan da etkilenir. Bireyi ve çevresini ilgilendiren tüm sorunlar birbirine, karşılıklı etki güçleriyle zincirleme bağlıdır. Birbirlerini tetiklerler, beslerler. Nasıl ki birey, kendisini varkılan çevresel etkenlerden (aile, iş çevresi, arkadaş çevresi, politik çevre vb.) bağımsız değilse ve bu bağlamlar gözönüne alınmadan davranışları ve sorunları anlaşılamazsa, içinde bulunulan ortam ve koşulların yarattığı bir sorun diğer sorunların da besleyicisi ve tetikleyicisi olabilir. Örneğin, ekonomik sorunlar, sosyal sorunların, sosyal sorunlar ruhsal sorunların ortaya çıkarıcısı olabilir.

Bütün bu tetikleyici üst ve alt katmanlardaki sorun kıtaları ve adacıkları sosyal çalışmacı için sosyal sorunlar çerçevesinde değerlendirilir; sosyal sorunlar bağlamında ele alınır. Çünkü sosyal çalışmacının çözmekle yükümlü olduğu sorunlar "bireyin" "sosyal sorunlarıdır".

 

Sosyal çalışma insanların sorunlarını nasıl çözer?

Sosyal çalışma mesleği, "bireylerin" "sosyal sorunlarını" kendi mesleksel uygulamaları içinde yüzyılı aşkın bir sürede oluşturarak geliştirdiği mesleksel yöntem ve teknikleriyle çözer.

Bu yöntem ve teknikler, zaman içinde uygulama süreçleri içinde gelişmiştir. Yaşayarak, yaşanarak geliştirilmiştir. Her toplum kendi toplumsal özelliklerine uygun uygulamalar içinde kendi coğrafya, ekonomik ve toplumsal yapısına ve koşullarına, kendi siyasal ve ve kültürel birikimlerine göre farklı, kendine özgü yöntemler ve teknikler yaratmıştır. Bunlardan birkısmı uygulanılan toplum içinde sanayileşmenin vardığı tarihsele aşamaya koşut olarak genel kabul görmüş ve evrenselleşmiş; diğer birkısmı yerel yöntemler olarak sınırlı ölçekte ve ulusal düzeyde uygulanır olmuştur.

Değişen koşullara göre farklı yöntemle gündeme gelmiş, değişen zamana göre birkısım yöntemler uygulanırlarını yitirmişler, ortadan kalkmışlardır.

Böylelikle sosyal çalışma kendi uygulama yöntemlerini bulunulan yer ve zaman içinde test ede ede geliştirerek meslekleşmiştir; disiplinleşmiştir. Uygulanılan yöntemlere meslek yöntemleri denir ve bunlar bir uygulamayı meslek yapar. Bir çerçeveye oturtur, disiplinleştirir.

*