Aziz ŞEKER

Sosyal Hizmetin Sefaleti

Küreselleşme, Postmodernizm ve Sorgulanan Sosyal Çalışma Üzerine Tezler

Sosyal Çalışmayı Yapılandırmaya Katkı 2

 

SABEV Yayınları No: 12

Sosyal Çalışma Dizisi No: 10

 

İÇİNDEKİLER

 

Önsöz

 

 

Küreselleşme Postmodernizm ve Sorgulanan Sosyal Çalışma Üzerine Tezler

1

1

Türkiye Sosyal Çalışması Nerde Hata Yaptı?

3

a)

Modernite, Sosyal Bilimler ve Sosyal Çalışma; Nihilist Bir Arayış!

3

b)

Tarihsel Bir Saptama

5

c)

Ve Sosyal Hizmet Eğitimi

8

2

Tezler

11

 

Temel İddiamız

13

 

Tez 1

15

 

Tez 2

22

 

Tez 3

33

 

Tez 4

39

 

Tez 5

43

 

Tez 6

49

 

Tez 7

55

 

Tez 8

60

 

Tez 9

65

 

Tez 10

68

 

Tez 11

72

 

Tez 12

80

 

Tez 13

89

 

Tez 14

96

 

Tez 15

102

 

Tez 16

113

 

Tez 17

119

 

Tez 18

126

 

Tez 19

137

 

Tez 20

149

 

Tez 21

154

 

Tez 22

169

 

Tez 23

187

 

Tez 24

198

 

Tez 25

205

 

Tez 26

215

 

Tez 27

222

3

Sonuç Yerine Unutulmuş Güzel Bir Dünya İçin Ağıt…

232

  

ÖNSÖZ

Okuyacağınız yapıt, 21. yüzyılda sosyal çalışmanın kavranması açısından önem taşıyan metinlerden oluşmaktadır. Sosyal Hizmetin Sefaleti, son yıllarda sürekli olarak hatırda tutulan küreselleşmenin birçok yönüyle sosyal hizmet uygulamalarına acımasız etkisinin köklü olarak incelenmesinin çağdaş bilimin ve felsefenin yol göstericiliğinde çözümlenmesi zorunluluğundan doğmuştur. Kitap, küreselleşmenin dinamiğini; sosyo-ekonomik sonuçlarını açımlayarak, sosyal çalışma disiplinine ve sosyal çalışma mesleğine etkisini göstermeye çalışmıştır. Doğal olarak küreselleşme ve onun üst yapısı konumundaki postmodernizmin daha çok toplumsal olumsuzlamalarını yaşayan ülkelerde toplumsal sefalet manzaraları sık karşılaşılan sosyal sorun olgularını betimler. Küreselleşen dünyanın zengin ülkeleri elle sayılacak kadar azken, yoksul ülkelerinin sayısı çok fazladır. Küreselleşme sürecinde çok fazla yoksul çocuk dünyaya gelirken çok az zengin çocuk dünyaya gelmektedir. İnsanların büyük bir kısmı için yaşam olanakları daha adaletsizken küçük bir azınlık için refah muslukları sonuna kadar açıktır. Küreselleşmenin insanlığı götürdüğü karanlık ufuk bu altı çizilen noktalarda ancak kavranabilir.

Çağdaş sosyal çalışmanın temel sorunlarından birisi kendi kimliğini sorgulamayı artık düşünememesidir. Sosyal çalışmacılar kısmen de sosyal çalışma bilgi üreticileri varlık buldukları alanlarda kimi kez yanlış paradigmaların peşinde sürüklenmişlerdir. Öyle ya, bu yanlış tutumları, bazen onları etkisi altına alacak kadar boyutlanmıştır da. Amacımız aslında bu yanlış tutum baskılarına karşı sözcük düzeyinde ufak bir ayaklanma girişimidir. Bu kitap milimlik de olsa bir sorgulama; küreselleşme karşısında daha uyanık ve dikkatli olması yönünde bir yapılandırma denemesidir sosyal çalışmayı…

Sosyal çalışma ülkemizde yıllarca çocuksu, masum, kutsanmış, bürokratikleşmiş bir sosyal felsefenin elinde yabancılaşma yaşamıştır. Bu nedenle de Türkiye toplumsal gerçekliğine uyum sorunları ile hep karşı karşıya kalmıştır. Her ne kadar sosyal çalışmayı benimseme konusunda toplumsal yapı olanaklarından kaynaklı sorunlar bulunsa da… Akademik yönelimde hep kahramanlara gereksinim duymuştur. Sosyal çalışma şarihlerinin gerçeklik karşısındaki taviz verir uygulamaları ise sosyal çalışma alanlarında korkunç kopmalar, yanılsamalar yaratmıştır. Eski yanılgıların üzerine yeni yanılgılar eklenmiş. Kimi doğrulardan hep ısrarla uzak durulmuştur. Bu ise sosyal çalışmayı gülünç duruma düşürmekten başka bir şeye yaramamıştır. Bu arada sosyal çalışma elinde kokan gülleri de kurutma becerisi göstermiştir…

Sosyal çalışma ve diğer sosyal disiplin alanlarında emek tüketen değerli insanlara sunmuş olduğum bu yapıt kimi okuyuculara Marx’ın Felsefenin Sefaletini ya da Proudhon’un Sefaletin Felsefesini anımsatacaktır. Kuşkusuz sosyal bilimlerde gerçeğin öneminin kavranmasında, kritik edilen olgulardan dolayı her zaman birbirine göndermelerle yüklü olasılıklarla karşılaşırız. Dolayısıyla bu yapıtta bir olasılıktır.

Sosyal çalışma bu küresel yüzyılda enteresan bir bunalıma sürüklenmiştir. Elbette bunun temelinde çağa damgasını vuran ekonomipolitik koşullar yatmaktadır. Pek de olumlu yanlarından bahsedemediğimiz günümüz koşullarında, sosyal çalışmanın kafasına sokması gereken şey küreselleşme sürecinde mistisizme kaymadan kendini biçimlendirebilmesidir.

Sosyal çalışmacı, sosyo-ekonomik politikaların toplum ve insan dokusunda yol açtığı sonuçlarla ilgilenir. Özde toplumun alt gelir gurubunda yaşayanların ya da gelirsizlerin; yerinden edinmişlerin sosyal sorunlarıyla varlık bulur. Hayat olanaklarından dışlanmışların sosyal yarar gördüğü bir meslektir. Sosyal çalışma bu nedenle yer yer düzen karşıtıdır. Muhaliftir. Taraftır. Amacı toplumsal olanakların adil paylaşımını gerçekleştirmeye yardımcı olmaktır. Eşitlik ve özgürlük sorunsalının toplumun tüm kesimleri için çözümlenmesinin yanındadır. Bu yönleriyle sosyal refah kurumunun kuruluşlarının yaygınlaşmasının da savunucusu bir konumdadır. İnsanlığın yoğunlaşarak artan sosyal hizmet gereksinimleri ancak bu şekilde profesyonelce karşılanabilir.

Açıkcası bu küresel yüzyıl, sosyal çalışmanın (sosyal hizmetin) öneminin hem en çok konuşulacağı bir süreç olacaktır hem de sosyal hizmetlerin en çok reddedileceği bir dönem olacaktır. Önemli olanda sosyal çalışma uygulayıcılarının yaşanan eşitsiz ve dengesiz gelişme sürecinde tepkilerini reformist bir yönelimde olsa da sosyal refah ideolojisi zemininde örgütleyebilmeleridir. Çalışmamızın tezleri işte bu konular çerçevesinde şekillenmiştir.

Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksekokulunda öğrencilik yıllarımda olsun, Ufkun Ötesi dergisinde ilk yazılarımı kaleme almamda olsun yönlendirmelerini, desteğini, sıcak ilgilerini her zaman benden esirgemeyen Kasım KARATAŞ’a, Türkiye sosyal çalışmasında önemli bir yeri olduğunu gönül rahatlılığıyla ifade ettiğim İlhan TOMANBAY’a ve sosyal çalışmada disiplinleşme hamlelerinin her dem başını çekme cesareti gösteren İbrahim CILGA’ya sosyal çalışma düşüncesinde yeni arayışlara girmemin güzel nedenleri olarak çok şey borçlu olduğumu belirtmek isterim. Ayrıca yapıtın biçimlenmesinde yazılarımı yayınladığım sosyalhizmetuzmani.org meslek sitesinin editörü sevgili Kemal GÖKCAN ile emeği geçen dostlarımı ve meslektaşlarımı sevgiyle kucaklıyorum.

 

Aziz ŞEKER

Şubat 2006

Emek - ANKARA